YENİ NESLİN HASTALIĞI; SOSYAL MEDYA(TİKLER)


SOSYAL MEDYA(TİKLER)


Yediklerini ve gezdiği yerleri paylaşanlar,story atmadan duramayanlar, düşman çatlayım derken dostu düşman edenler, stalk yaparken kendilerini açık edenler... kimdir bunlar, bizim deyişimizle Sosyal Medyatikler.

Çağımızın psikolojik hastalıklarına gün geçmiyor ki yenisi eklenmesin. Sosyal medyanın hayatımıza hızlı bir giriş yapmasıyla zamanımızın çoğunu sanal ortamda geçirdiğimiz bir sürece girdik. Hayat damarlarımızdan biri haline gelen sosyal medya, zamanın aktığı, haberlerin yayıldığı, gündemin belirlendiği bir mecra oluverdi. İlginin yoğunluğuyla lüks hayatların da gözler önüne serildiği bu alan için yapılır oldu her şey. Bizler artık yemekleri yemek için değil, gezileri bilgilenmek için değil, paylaşmak için yapar olduk. Dünyanın küresel bir köy haline gelmesine belki de en fazla katkıyı artık medyanın sosyal kısmı yaptı. Bir kaç arama ile dünyanın öbür ucundaki birine ulaşabilir ve alışveriş yapabiliriz. Kültürün özünü oluşturan geleneklerin, yemeklerin,tesktil ürünlerinin... farklı insanlara ulaşması kolaylaşırken, kültür emperyalizmini hızlandıran sürece etki etmiş ve her şey herkesin olmuştur. Her insanda olan diğerlerinden farkı olma isteği bu değişimi,çeşitlenmeyi körükleyen başlıca nedenler arasında saymak mümkün. Oksijen kadar önem verdiğimiz sosyal medya psikolojik rahatsızlıkları beraberinde getirdi. 2 dakika kontrol etmeyince gündemden geri kalınmışlık hissi, telefonun çalmadığı halde çalıyor gibi hissetmemiz... Paranoyakça bir sürecin başladığını söyleyebiliriz. Sanalda başlayıp sanalda son derece sanal bir şekilde biten arkadaşlıklar ise işin cabası.
Kabul edelim ki gezilen yerlerin son derece huzur verici hallerini paylaşarak gitmesekte görmesekte orada bir yerlerde güzellikler var diyerek genel kültür anlamında bir zenginlik getirdiği aşikar. Toplumun %100'ü ziyaret edemese de ekonomiye can veren kesimin artışı turizme katkı sağlar düzeyde. Çok fazla girdinin olması ile hızla her şeyin modasının geçtiği ve çeşitlenmeyle de her gün yenilikler yapılmaya devam ediyor. Bilginin de eğlencenin de çok çabuk tüketilmesine yol açan medyatikler tüketim kültürünün yaygınlaşmasına ve önüne geçilmez bir hal almasına neden olmakta.

Her şeyin fazlası nasıl zarar ise sosyalleşmeyi sanal da aramakta ve bunu hayatın bir parçası konumuna getirmekte  gerçek, canlı ve hareketli hayattan kopmaya sebep olan zararlı bir alışkanlık boyutudur.

Biz en iyisi mi gerçekliği yaşayalım. Gerçekliğin sıcaklığıyla kalın...

Büşra SARIALAN
Büşra SARIALAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme